Güzel Konuşma Kuralları

20/9/2008 ·

Güzel Konuşma Kuralları:


Güzel konuşma kurallarını kısaca özetlemek istersek:
1. Dinleyiniz.
2. Az konuşunuz. Şu nükte düşündürücüdür:

Bir bilgeye sormuşlar:
- Bir insanın zekâsını nereden anlarsınız?
- Konuşmasından.
- Ya hiç konuşmazsa?
- O kadar akıllı insan yoktur ki.

3. Çok az şaka yapınız.
4. Zarif iltifatlarda bulununuz.
5. Dedikodu yapmayınız.
6. Övünmeyiniz.
7. Muhatabınıza önem veriniz.
8. Kaba ve argo sözlere yer vermeyiniz.
9. Söyleyişe dikkat ediniz.
10. Konuşmanızı yerine, kişisine ve zamanına göre yapınız.
11. İçtenlikten uzaklaşmayınız.
12. Kendinize güveniniz. Rahat olunuz.
13. Sözü gereksiz yere uzatmayınız.
14. Ses, konu ve anlam uyumuna dikkat ediniz.

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

Millilerimiz Tek Yürek

25/6/2008 ·


MİLLİ TAKIMI KUTLUYORUM
BU GURUR TABLOSUNU YAŞATTIKLARI İÇİN

NE MUTLU TÜRKİM DİYENE

Yorum (yok) Yorum yaz!

HERKEZİN ARKADAŞI OLSUN, DOSTU OLSUN

6/6/2008 · Kategori: DOGA OLAYLARI


 

Bir yaprak gördüm orda
yırtılmış ve inceydi
onu koşa koşa tuttum
artık bir arkadaşım olmuştu
zaten,tutmasaydım bir şey olmazdı
çünkü kimse benimle arkadaş olmak istemez
benim bir tek arkadaşım bile yok
tabi bir tane var oda bir şeftali ağacı
ona acıyorum hep bana şeftali vermek için,
zorlanıyor,çaba harcıyor
aaa bir çocuk işte geliyor ama
benimle arkadaş olmak istemez
evet benimle arkadaş olmak için geliyor
artık bir gerçek arkadaşım oldu

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Duygular

17/5/2008 · Kategori: ASK USTUNE

Duygular vardır anlatılamayan..sevgiler vardır kelimelere sığmayan...
Bakışlar vardır insanı ömür boyu ağlatan...yollar vardır aşılması güç olan.
Kalpler vardır acılarla parçalanan, ve insanlar vardır hiç unutulmayan.
Sanma beni sevipte bırakanlardan. Benim sevgim mezara kadar olanlardan...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Hayatımızın Büyük Taşları

6/5/2008 · Kategori: DOGA OLAYLARI

 

Hayatımızın Büyük Taşları (ALINTIDIR)

Aşağıdaki gerçek hikaye Kellog Business School’da (Northwestern Üniversitesi) İş İdaresi master öğrencileri ile Zaman Yönetimi dersi profesörü arasında geçer:

Profesör sınıfa girip karşısında duran dünyanın en seçilmis öğrencilerine kısa bir süre baktıktan sonra, “Bu gün Zaman Yönetimi konusunda deneyle karışık bir sınav yapacağız” dedi. Kürsüye yürüdü, kürsünün altından kocaman bir kavanoz çıkarttı. Arkadan, kürsünün altından bir düzine yumruk büyüklüğünde taş aldi ve taşları büyük bir dikkatle kavanozun içine yerleştirmeye başladı. Kavanozun daha başka taş almayacağına emin olduktan sonra öğrencilerine döndü ve “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu.

Öğrenciler hep bir ağızdan “Doldu” diye cevapladılar. Profesör “Öyle mi?” dedi ve kürsünün altına eğilerek bir kova mıcır çıkarttı. Mıcırı kavanozun ağzından yavaş yavaş döktü. Sonra kavanozu sallayarak mıcırın taşların arasına yerleşmesini sağladı. Sonra öğrencilerine dönerek bir kez daha “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu. Bir öğrenci “Dolmadı herhalde” diye cevap verdi. “Dogru” dedi profesör ve gene kürsünün altına eğilerek bir kova kum aldı ve yavaş yavaş tüm kum taneleri taşlarla mıcırlarin arasına nüfuz edene kadar döktü. Gene ögrencilerine döndü ve “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu. Tüm sınıftakıler bir ağızdan “Hayır” diye bağırdılar. “Güzel” dedi profesör ve kürsünün altına eğilerek bir sürahi su aldı ve kavanoz ağzına kadar doluncaya dek suyu boşalttı. Sonra öğrencilerine dönerek “Bu deneyin amacı neydi” diye sordu.

Uyanık bir öğrenci hemen “Zamanımız ne kadar dolu görünürse görünsün, daha ayırabileceğimiz zamanımız mutlaka vardır” diye atladı. “Hayır” dedi profesör, “bu deneyin esas anlatmak istediği “Eğer büyük taşları baştan yerleştirmezsen küçükler girdikten sonra büyükleri hiç bir zaman kavanozun içine koyamazsın” gerçeğidir”. Öğrenciler şaşkınlık içinde birbirlerine bakarken profesör devam etti:

“Nedir hayatınızdaki büyük taşlar? Çocuklarınız, eşiniz, sevdikleriniz, arkadaşlarınız, eğitiminiz, hayalleriniz, sağlığınız, bir eser yaratmak, başkalarına faydalı olmak, onlara bir şey öğretmek! Büyük taşlarınız belki bunlardan birisi, belki bir kaçı, belki hepsi. Bu akşam uykuya yatmadan önce iyice düşünün ve sizin büyük taşlarınız hangileridir iyi karar verin. Bilin ki büyük taşlarınızı kavanoza ilk olarak yerleştirmezseniz hiç bir zaman bir daha koyamazsınız, o zaman da ne kendinize, ne de çalıştığınız kuruma, ne de ülkenize faydalı olursunuz. Bu da iyi bir iş adamı, gerçekte de iyi bir adam olamayacağınızı gösterir”. Profesör, ders bittiği halde konuşmadan oturan öğrencileri sınıfta bırakarak çıktı…

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

UNUTMA Kİ

5/5/2008 ·

 UNUTMAYALIM Kİ

    DENİZ KABARDIĞI ZAMAN BALIKLAR KARINCALARI,

    DENİZ CEKİLDİĞİ ZAMAN KARINCALAR BALIKLARI YER!

    ASLA BÜYÜKLÜĞÜNLE ÖVÜNME

    KİMİN GÜÇLÜ OLDUĞUNA SUYUN AKINTISI KARAR VERİR!

Yorum (yok) Yorum yaz!

Kuşlar neden ’V şeklinde uçuyorlar?

3/5/2008 · Kategori: DOGA OLAYLARI

Sadece kazlar değil, martılar, pelikanlar gibi büyük su kuşları da filo olarak toplu halde giderken "V şekli oluşturarak uçarlar. Bunun nedeni ile ilgili kesin olmayan, tartışmaya açık çeşitli görüşler vardır. Biz bunlardan en çok rağbet gören ikisinden bahsedelim.
Birinci görüşe göre, sürünün "V şeklinde uçmasının amacı enerji tasarrufudur. Bu uçuş şekli ile öncelikle en öndeki kuş, bir arkadaki kuşa gelecek rüzgarı ve hava direncini engeller ve daha az enerji sarf etmesini sağlar.
Bunun bir başka örneği de bisiklet takım yarışlarında birbiri arkasına saklanarak giden ve sık sık en öndekini değiştiren yarışmacılarda da görülür. Araba yarışlarında da arkadaki araba öndekine mümkün olduğunca yaklaşarak, onun kestiği rüzgar ve hava akımının avantajı ile daha az yakıt harcamayı amaçlar. Bu şekilde uçan kuşlarda da sık sık en öndeki liderin değiştiği ileri sürülmektedir.
Yine bu görüşe göre, öndeki kuş kanadını çırptığında, kanadının ucunda bir hava boşluğu, yani bir girdap yaratır, arkadaki kuş buraya yükselen havayı kanatlarının altında bularak ve daha az enerji sarf ederek yüksekliğini muhafaza eder. Bu kuşun hareketinden de bir arkadaki kuş faydalanır. Bu uçuş şeklinin daha ziyade büyük kuşlarda görülmesinin nedeni de bunların büyük kanatlan ile yarattıkları hava hareketinin büyüklüğü ve arkadaki kuşun işine yarayabilmesıdir.
70"li yıllarda yapılan bir araştırma sonucunda, 25 kuşluk bir filonun bu şekilde uçarak, uçuş mesafesini yüzde 75 artırabildi-ği ileri sürülmüştür. Ancak bu teoriye göre her kuşun öndeki ile aynı mesafe ve açıda uçması ve senkronize yani eş zamanlı kanat çırpması gerekir ki, bu, gerçekte mümkün değildir.
ikinci bir görüşe göre ise, kuşların gözleri başlarının yanındadır, dolayısıyla tam önlerini göremezler. Bu uçuş şekli ile sürünün fertlerinin birbirini görerek, kaybolmadan bir arada kalması sağlanır. Bu görüşe karşı olanlar ise kuşların geceleri de uçtuklarını, bu nedenle öndeki kuşu görmenin önemli olmadığını zaten sürüyü kuşların bağırışlarının bir arada tuttuğunu ileri sürüyorlar.
Çok basit gibi görülen bu olayın bile sebebi tam öğrenilmiş değil, belki de görüşlerin bileşimi, yani hepsi doğru. Kuşlar konuşabilseler de anlatsalar!

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Karıncaların müthiş zekası

2/5/2008 · Kategori: DOGA OLAYLARI

 

"Eciton burchellii" türü karıncalar, yiyecek taşıyan işçilerin yuvaya rahatça dönebilmelerini sağlamak için yol üstündeki çukurları kendi gövdeleriyle dolduruyor.

"Hayvan Davranışı" adlı ihtisas dergisinin son sayısında yayınlanan araştırma, kolonideki bazı karıncaların, yoldaki çukurları kendi bedenlerini kullanarak doldurmayı görev edindiğini gösterdi. İngiliz Bristol üniversitesinden biyolog Scott Powell ve Nigel Franks'in çalışmasına göre, "yolun yüzeyinde yapılan değişiklikler, ganimet taşıyan karıncaların son sürat yuvaya dönmelerini sağlıyor."

Araştırmacılara göre, "E. burchellii" kolonilerinde birey sayısı 700 bini bulabiliyor. Karıncaların üçte biri her gün ya da iki günde bir yiyecek bulmaya çıkıyor. Bu tropikal karınca türünün üyelerinin boyları ilginç şekilde birbirlerinin beş katına kadar çıkıyor. Araştırmacılar, sadece ortaya çıkan çukur büyüklüğünde gövdeye sahip olan hayvanların "cuk oturarak" çukurları kapadığını tespit etti.

Daha küçükler ve daha büyükler ise yollarına devam ediyor. Yolda karşılaşılan herhangi bir çukur, en geç 30 saniyede dolduruluyor. Gövdesiyle çukuru dolduran karınca, hemcinslerinin sırtına basarak geçip gitmesini bekliyor. 5 saniye boyunca tepesine basan olmazsa çukurdan çıkıp yuvaya yöneliyor.

Araştırmacılar, karıncaların yoluna engeller koyarak gözlem ve karşılaştırmalar da yaptı ve gördüler ki, bir grubun içindeki "ihtisas sahiplerinin" varlığı, bütün grubun performansını iyileştiriyor. Söz gelimi, 200 bin bireyden oluşan gruptan 7500 karıncanın engellerin aşılmasını kolaylaştırması halinde, yuvaya taşınan yiyecek miktarı dörtte bir artıyor. Uzmanlara göre, yuvaya taşınan yiyecek miktarı ne kadar çoksa koloni o kadar büyüyor. Karıncalar da, bu durumun farkında oldukları için eve dönüşü kolaylaştırıyor..

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

SEVİLEN ŞİİRLER

14/4/2008 ·

Aliş'imiz Var!...

Sorma buralarda ne işimiz var !
Tuna boylarında Aliş’imiz var !
Yemen Türküsü’ne ağlayışımız,
Nasrettin Hoca’ya gülüşümüz var !...

“Alı var” diyorlar “kırmızı güle”
Hasan’ım martini alıyor ele,
Ramizem’in evi kapılmış yele...
Yusuf’la Arda’ya dalışımız var !...

Sevda yalan derler, sakın inanma!
Tuna’dan geliyor ince donanma!
Koca Yusuf seni unuttuk sanma!
Deli Ormanlar’da güreşimiz var!

Yunus gibi yüce pirlerim durur !
Sarı Saltuk gibi erlerim durur !
Anıttepe gibi yerlerim durur !
Samsun’dan yükselen güneşimiz var...

Akdeniz’de yüzer, Yavuz’umuz var !
Manastır içinde havuzumuz var !
Arda’da, Aras’ta, Zap’da kutlanır,
Nevruz Günü, Hıdırellez’imiz var!

Malkoçoğlu eyerler mi kıratı ?
Eser zaman, yakın eder serhati
Mostar imiş şu dünyanın Sırat’ı
Yıkık köprüsünde bir taşımız var !...

Kızanlar hatıra getire bizi ...
Balkanlar koynuna yatıra bizi ...
Yıllardır yaşatır hatıra bizi ...
Üsküp’te beş yüzyıl kalışımız var !...

Uyduk mürteciye, döndük şaşkına !
Döndük bir bir muhacire, düşküne !
Yetiş beylerbeyi Allah aşkına !
Üç yüz yıl uykuya dalışımız var!

Küfür saydık, felsefeyi bilimi ;
Ezberledik hurafeyi zulümü !...
Hak etmeden katliamı, ölümü ,
Üç yüz sene bozgun oluşumuz var!

Al bre, al bizi, al götür bu yaz !
Tuna’yı, Bosna’yı özledim biraz !
Sorma bre sorma ne işimiz var !
Tuna boylarında Aliş’imiz var

Yorum (yok) Yorum yaz!

KALBİM SİZİNLEEE

27/1/2008 · Kategori: ASK USTUNE

Sen Başka Ben Başka Yerde

 

Olsam seninle her yerde
Devasın bendeki derde.
Ayrıyız seninle ikimiz
Sen başka ben başka yerde.

Belki mutlu günler yakın.
Ağlayıp üzülme sakın.
Uzakta olsan da canım
Gelir bana güzel kokun.

Görmez olsaydım baharı
Şu çiçekle, mesut arı
Yüreğim kan ağlıyor,
Göğsüm daralıyor,
Geldikçe ellerin yari
...

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki ::